Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, sadece tarihi bir yapı değil, aynı zamanda İslam inancının temel taşlarından biridir.
Her gün Kâbe'ye yönelirken, İslam tarihinin bir döneminde müminlerin kalbinin ve yönünün "Mescid-i Aksa" olduğunu biliyor muydunuz? Kudüs'te bulunan bu mübarek mabet, sadece tarihi bir yapı değil, aynı zamanda İslam inancının temel taşlarından biridir. O, göklerin ve yerin buluştuğu, peygamberlerin mirası ve Müslümanların ilk kıblesidir.
Peki, Mescid-i Aksa'yı bu kadar özel kılan nedir? Onun dini önemini ve faziletlerini bizzat Kur'an-ı Kerim ayetleri ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hadisleri ışığında inceleyelim.
İslam'ın ilk yıllarında, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve sahabeler, namazlarını Mescid-i Aksa'ya yönelerek kılarlardı. Bu durum, Medine'ye hicretten sonra yaklaşık 16-17 ay boyunca devam etmiştir.
Bu yöneliş, Mescid-i Aksa'nın tevhid inancındaki (Allah'ın birliği) peygamberler zincirinin bir devamı olduğunu sembolize eder. Hz. İbrahim'den Hz. Musa'ya, Hz. Davud'dan Hz. İsa'ya kadar pek çok peygamberin mirası olan bu topraklara yönelmek, İslam'ın evrensel mesajının bir göstergesiydi.
Daha sonra kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi ise şu ayetle bildirilmiştir:
Ayet: “Artık yüzünü Mescid-i Haram (Kâbe) tarafına çevir. (Ey müminler!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü o tarafa çevirin...” (Bakara Suresi, 144)
Kıblenin değişmesi, Mescid-i Aksa'nın kutsallığını azaltmamış, aksine onu "İlk Kıble" unvanıyla onurlandırmıştır.
Mescid-i Aksa'nın en büyük önemi, şüphesiz İsra ve Miraç mucizesine ev sahipliği yapmasıdır. Bu, onun kutsallığının doğrudan Kur'an-ı Kerim ile tescillendiği yerdir.
İsra Mucizesi: Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bir gece Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmesidir. Miraç Mucizesi: Mescid-i Aksa'dan başlayarak göğün yedi katına yükselmesi ve Allah'ın huzuruna kabul edilmesidir.
Bu olayı anlatan ayet, Mescid-i Aksa'nın sadece kendisinin değil, "çevresinin" de mübarek kılındığını vurgular:
Ayet: “Kulunu (Muhammed’i) bir gece, Mescid-i Haram’dan (Mekke’den) çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’e) götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir ki; ona ayetlerimizden (kudretimizi gösteren işaretlerden) bazılarını gösterelim. Şüphesiz O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir.” (İsrâ Suresi, 1)
Bu ayet, Mescid-i Aksa'yı Mescid-i Haram ile doğrudan ilişkilendirir. İsra olayı, Mescid-i Aksa'yı "Peygamberler Durağı" ve "Göklere Açılan Kapı" yapmıştır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), birçok hadis-i şerifinde Mescid-i Aksa'nın faziletlerini ve orada ibadet etmenin önemini vurgulamıştır.
a) Ziyaret Edilmesi Teşvik Edilen Üç Mescitten Biri
Hadis: “Yolculuk, ancak şu üç mescidden birine yapılır: Mescid-i Haram (Kâbe), Mescid-i Nebevî (Benim mescidim) ve Mescid-i Aksa.” (Buhârî, Fedâilü’s-Salât, 1; Müslim, Hac, 415)
b) Peygamberler Mirası ve İnşa Süreci
Hadis: Ebu Zer (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah'a (s.a.v.) yeryüzünde ilk kurulan mescidin hangisi olduğunu sordum. 'Mescid-i Haram'dır' buyurdu. 'Sonra hangisidir?' dedim. 'Mescid-i Aksa'dır' buyurdu. 'İkisi arasında ne kadar süre vardır?' dedim. 'Kırk yıl' buyurdu.” (Müslim, Mesâcid, 1)
c) Orada Kılınan Namazın Fazileti
Hadis: “...Bir kimsenin kendi evinde kıldığı namaza bir namaz sevabı verilir. Oturduğu beldenin mescidinde kıldığı namaza yirmi beş kat sevap verilir. Cuma namazının kılındığı camide kıldığı namaza beş yüz kat sevap verilir. Mescid-i Aksa'da kıldığı namaza elli bin kat sevap verilir. Benim mescidimde (Mescid-i Nebevî) kıldığı namaza da elli bin kat sevap verilir. Mescid-i Haram'da kıldığı namaza ise yüz bin kat sevap verilir.” (İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 198) (Not: Sevap miktarlarıyla ilgili farklı rivayetler bulunmaktadır, ancak tümü Mescid-i Aksa'nın yüksek faziletini belirtir.)
d) Günahların Affedilme Umudu
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
Hadis: “Süleyman (a.s.), Mescid-i Aksa'nın inşasını bitirince Allah'tan üç şey istedi: ... Üçüncüsü de, 'Kim bu Mescid'e (Mescid-i Aksa'ya) sırf namaz kılmak için gelirse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından arınmış olarak çıksın' diye dua etti.” Resûlullah (s.a.v.) şöyle devam etti: “Allah, Süleyman'a ilk ikisini verdi. Üçüncüsünün de (bu duanın da) bize verilmiş olmasını umarım.” (Nesaî, İbn Mace)
Genellikle yapılan bir hata, Mescid-i Aksa'yı sadece altın kubbeli "Kubbet-üs Sahra" veya gümüş (kurşuni) kubbeli "Kıble Mescidi" zannetmektir.
Gerçek şudur: Mescid-i Aksa, Kudüs'teki Harem-i Şerif olarak bilinen 144 dönümlük alanın tamamıdır. Bu alan içerisinde şunlar bulunur:
Mescid-i Aksa, sadece taştan ve topraktan bir yapı değil, İslam tarihinin canlı bir şahidi, ilk kıblemiz ve peygamberler mirasıdır. İsra Suresi ile kutsallığı sabitlenmiş, hadis-i şerifler ile faziletleri müjdelenmiştir.
Onu tanımak, önemini anlamak ve çevresinin mübarek kılındığı bilinciyle hareket etmek, her Müslümanın manevi bir görevidir. Mescid-i Aksa, sadece Filistinlilerin değil, tüm İslam ümmetinin ortak davası ve kalbidir.